Yağlı (Karadeniz Pidesi) – Özkukul Pide Salonu – Ordu
Ordu’da yağlı yemediyseniz karadeniz pidesi yemiş sayılmazsınız. Orduda pazar kahvaltısı klasiği. İster malzemesini kendin hazırla ekmek fırınına yaptır, ister pideciye git orada ye. Ama illa ki yağlı yenecek.
Yağlı aslında kendine özgü bir pide. Ordulular gördüğüm kadarıyla bunu asıl pideden önce girizgah niyetine yiyorlar. Ama kardeşim bu nasıl bir girizgah? Kendisi zaten bir pide. Ye kalk sofradan. Yok. Pideyi kenarlarını koparıp içine bana bana yiyorsun ve ardından gelecek pideni bekliyorsun.
Yağlı aslında incecik yuvarlak pide içinde sadece yağ ve tercihe göre yumurtadan oluşuyor.
Ben doğal olarak pisboğazlık sıfatımıza leke sürülmemesi için yağlının üstüne bir peynirli bir de kıymalı söyledim. Ayrı ayrı. Tabii doğal olarak tamamını bitiremeden sofradan kalktım. Ancak allahtan burada standardmış. Yemediğini bir güzel paketletiyor ve pazar günü öğle, akşam yemeği niyetine bu kalanları yiyerek günü tamamlıyorsun.
Özkukul Pidecisi gerçekten hem çok leziz hem de çok popüler. Ordu Giresun sınırında Piraziz ilçesinde.
Aslen Giresun sınırları içine giriyor ama Giresun’a Görele Pidesini bıraktığım için bunu Ordu’ya mal ediyorum. Görele’ye bu sefer gidemedik ama bir dahaki sefer için bir bahanemizin de cepte olması gerekirdi.
Yola çıkıldığında önden telefon edilip siparişler veriliyor. Ordu merkezden Özkukul’a ulaşmak yaklaşık bir yirmi dakika sürüyor. Biz gittiğimizde yağlılar hazırdı. Zaten yağlılar bitene dek ana pideler de hazır oldu. Hadi tamam peynirli ve kıymalıyı anladım ama o kuşbaşılının duruşu ne öyle? Bir tepsi yetmiyor. İki tepsinin üstünde sunuyorlar.
Kıymalısı da peynirlisi de mükemmel. Gerek yağlıyı gerekse de kıymalı ve peynirliyi yumurtalı olarak yemeyi tercih ettim. Benim gibi pisboğazlık edecekseniz bilmem ama sanırım yağlının üstüne yarım kıyma yarım peynir olacak şekilde tek bir pide ya da kendi başına kuşbaşılı yeterli olacaktır.
Özkukul Pide Salonu Eğrice Mevkii’nde Ordu Giresun ana yolu üstünde. Yakın zamanda yeni mekanına taşınacak ama o da şimdiki yerinin yaklaşık elli metre kadar ilerisinde (Giresun yönünde) aynı sırada (deniz tarafı).
Bolaman Pidesi – (Körfez Restoran) – Ordu
Bu blogun mottosuna icabet ederek midemizin doğrultusunda gittik. Taa Ordu’ya. Ordu’ya gidince ne yenir; elbette Karadeniz Pidesi. Ordu’da geçirdiğimiz hafta sonu boyunca iki farklı pide türünü deneme imkanım oldu. D.Karadeniz haritasını gözünüzün önüne getirin. Soldan sağa Samsun – Ordu – Giresun – Trabzon – Rize – Artvin şeklinde sıralanır inciler.
Bolaman pidesi Ordu’nun Samsun’a bakan tarafında. Ordu’dan Fatsa’ya gelmeden hemen beride. Çok güzel bir sahil. Eski konaklar, restore edilmiş. Sahilde hem denize girecek şekilde kumluk bir plaj. Hem de gerisinde sıra sıra pideciler. Biz, liseden sınıf arkadaşım, kardeşim Cem Yener’in önerisiyle Körfez Restoran’da yiyoruz Bolaman pidelerimizi.
Ben kıymalı, peynirli karışık yiyorum. Kuşbaşılı da dahil olacak şekilde üçlü karışık yemek de mümkün. Denizin dibine kurulmuş masalardan birine oturuyoruz. Pidelerimizi yiyor, çaylarımızı içiyor ve denizin seyrine dalıyoruz.
Pidelerin lezzeti İstanbul’da seçme pidecilerde yediğim pidelerin tadında. Ancak ertesi gün yiyeceğim pideler var ki onları bir sonraki yazıda belirteceğim; muhteşem bir şey!
Bolaman pidesi girizgah niyetine yenecek, lezzetli, hafif karadeniz pidesi olarak bizi selamlıyor.
Lokasyon : Fatsa Ordu arasında Bolaman’da sahildeki konakların arkasındaki kumsal.
İnci Profitrol – Beyoğlu
Profitrol deyince akla gelen ilk isim Beyoğlu’ndaki İnci Profitrol’dür. Buraya ilk defa çok küçükken abimle gittiğimi anımsıyorum. Kasaya gidip ödeme filan yapmadan içeri girer girmez tezgahın üstünden bir tabak profitrol alıp ayakta ya da küçücük masalardan boş olan varsa birine oturup yemek ve daha sonra arkadaki kasaya gidip ödeme yapmak ritüelini sanırım ondan öğrendim. Ben de aynen sürdürüyorum.
Kasanın dibinde eski usül bir soğutuculu su dolabı vardır. Ücretsizdir. Üstünde eskiden çeşme suyu yazardı. Ücretsiz olması ondan. Ama tabii çeşme suyu içme riskini alıyorsanız. Şişe suları çıktıktan sonra artık kapalı plastik şişede de su satılır oldu. Ancak bu sebil sanırım hala duruyor. Ayrıca bir de limonatası vardır. Bir keresinde denemiştim ama tipik büfe limonatalarına benziyor tadı. Herhangi bir özelliği yok.
Bir de pek bilinmeyen bir özelliğini vurgulamak istiyorum. Sair zamanlarda da üretiyorlar mı bilmiyorum ama Aralık ayı geldiğinde noel, yılbaşı arefesinde kendilerine özgü tad ve şekilde bir paskalya çöreği yaparlar ki hmmm yeme de yanında yat.
Bizim eskiden ekmek fırınlarında satılan tuzsuz ekmek şeklinde yuvarlaktır; tipik pastanelerde satılan paskalya çöreklerine benzemez. Ama kardeşim o ne tad öyle. Bir kişi koca bir çöreği bitirebilir çayla.
Lokasyon : Beyoğlu’nda Emek Sineması’nın olduğu sokağa girme G.Saray’a doğru birkaç metre daha yürü, sağ kolda.
Dost Pide – Çeşme (Ilıca) İzmir
Yılda bir kez iş sebebiyle Çeşme Ilıca’ya gidip bir hafta sonu geçiriyorum. Bu vesileyle çevredeki yeme içme yerlerini de keşfe çıktım ve Dost Pide Salonu’nu keşfettim. Ilıca’daki Sheraton Çeşme’nin hemen elli metre ötesinde.
Karadeniz Pideleriyle ünlü ancak pidelerin özel bir tadı yok. Yine de Ilıca-Çeşme’de olup da hafif ve lezzetli pide yemek isterseniz gidebileceğiniz hoş bir yer. Hizmet güzel, temiz, yiyecekler lezzetli.
Ezo gelin çorbası da olağanüstü olmamakla birlikte içilebilir kıvamda.
Express İnegöl Köftecisi – Maltepe
Bir gün ofiste öğle yemeği için nereye gideyim diye düşünürken internetten araştırma yapıp yakın semtlerin birinde bilmediğim bir yere gitmeyi hedefledim. Kısa bir araştırmadan sonra iki alternatif belirledim. Birisi Tuzla diğeri Maltepe’de idi.
Tuzla’dakini bulamadım. Bu kez Maltepe’dekine yöneldim ve onu buldum. Çıka çıka Kadıköy (ve Ankara Çankaya’dan) tanıdığım Express İnegöl Köftecisi çıktı. Ancak sanırım bu ayrılıp kendi yoluna giden bir yan dal. Doğrudan ilişki yok Kadıköy ve Ankara’dakiyle. Hatta sorduğum garsonlar her ikisinden de bihaber bir şekilde yüzüme baktılar. Daha sonra kasadaki nispeten daha kıdemli abilerine sorup, bu iki lokanta ile organik bir bağlarının olduğunu teyid ettiler.
Eğer Maltepe bölgesindeyseniz gidilebilecek bir yer. Ancak özellikle koşa koşa gitmeyi gerektirmiyor. Lezzet Kadıköy’dekiyle hemen hemen aynı. Fiyatlar da. Ancak tabii Kadıköy Express’in bende 20 yıllık bir mirası var. Maltepe’dekinin böyle bir şeyi yok.
Lokasyon : Minibüs yolu üstündeki camiyi Ankara yönünde geçtikten sonra gelen Ziraat Bankası’nın yanından içeri girilir. Banka’nın tam arkasının karşısında (deniz tarafına doğru).
Fincan Kahve – Boyacıköy Emirgan
Fincan Kahve öğrendiğim kadarıyla bir Arnavutköy’de bir de Boyacıköy (Emirgan’da) var. Ben bir kaç kere Emirgan’dakine gittim. Arnavutköy’dekini bilmiyorum. Fazla çeşit olmamakla birlikte doyurucu ve lezzetli bir kahvaltı tabağı var. Ortam güzel, tam yol üstü. Trafik gürültüsü bir yana denize nazır kahvaltı etme imkanı var.
Ekmek tabağında çeşitli ekmekler ve simit geliyor. Biraz minimalist bir kahvaltı modelini arayanlar için güzel bir alternatif. Kimi açık büfe kahvaltı/brunch ortamlarına gidip masadan aç kalkmak yerine (daha ziyade göze doygunluk veriyor, mideye değil) bu tür minimal alternatifleri daha çok tercih eder oldum.
Lokasyon : Boyacıköy’de Emirgan’a gelmeden sahil yolu üstünde. Aracınızı valeye verebileceğiniz gibi biraz ileriye gidip yol üstünde boş bulduğunuz yerlere de park edebilirsiniz.
Express İnegöl Köftecisi – Kadıköy
Express İnegöl Köftecisi’ni Kadıköy yakasına taşındığım ilk yıldan itibaren (1990) bilirim. Bir arkadaşım götürmüştü ilk. Kadıköy Balıkpazarı’nı, kitapçılarını vb sevdiğimden hafta sonları sürekli gittiğim bir yer olduğundan burasının da müdavimi oldum.
Bir keresinde yemek yemek üzere girdiğimde Pink Floyd çaldığını işitmiş ve buraya bir başka gözle bakar olmuş, sevgimin yanısıra saygı da duymaya başlamıştım.
Kasada oturan abi benim bildiğim 20 yıldır orada öylece oturuyor. Yüz ifadesinden canının çok sıkkın olduğunu düşünebilirsiniz. Benim saydığım (20 senenin üstüne) bugün için olabilir ama abi 20 sene önce de böyle 20 yıldır sıkkınmış gibi oturuyordu.
Müdavim garsonları olan eski usül lokantalardandır. 20 yıldan beri hala garsonluğunu sürdüren bir iki eleman bugün bile hizmet vermeye devam ediyor. Ancak ilk yıllarda girişteki salona bakan eleman artık yok. Kendisi bir sanatçı edasıyla hizmet ederdi. Verilen bir buçuk siparişlerinde önden bir porsiyon getirir “Devamı gelir” derdi.
2002 yılında Ankara’da çalışırken Çankaya’nın tepesinde de bir Express İnegöl Köftecisi görünce hem şaşırmış hem de çok sevinmiştim. Hatta öğrendim ki merkez Ankara, Kadıköy’deki şube imiş. Kadıköy’deki şubenin tabelasında 1963 yazıyor.
Klasik menü olarak bir buçuk köfte, piyaz öneriyorum.
Fiyat makul. Lokasyon Kadıköy eski iskelenin karşısına gelen PTT binasının (ki şu sıralar yeniden yapılma süreci tamamlanmak üzere) karşı sokağında, Ali Muhiddin Hacı Bekir Şekercisi’nin hemen karşısında.
Lider Pide – Tepeustu Umraniye
Bu pidecinin de methini cok duydum. Isin ehli pidecilerde oldugu gibi burada da ancak birkac cesit var. Peynirli, kiymali, kusbasili (ve tabii bunlarin ikili bilesenleri).
Pide bence biraz daha uzun olsa daha iyi olur. Resimde de gorulecegi uzere kalin ve kisa olusu cok fazla hamur yemekte oldugunu animsatiyor. Fatih’teki pideci gibi (daha ekleyemedim onu buraya) biraz daha uzatsalar sanirim daha guzel olacak. Lezzeti iyi.
Bir onemli eksigi ise pideyle birlikte sadece catal veriyor olmalari ve talep ettigin halde bicak bulundurmadiklarindan bicak servisi yapamiyor olmalari. Fatih’te ise bicak var, catal yok. Her iki durumu da deneyimlemis birisi olarak, tek bicagin tek cataldan daha iyi oldugunu tespit ettim. Catalla yerken insan zorlaniyor.
Lokasyon: Tepeustu kavsagina (Ikea’ya girmeden devam edilirse gelen kavsak) acilan sokaklardan olan Poyraz Sk.
Orijin : (Pisbogaz kardesim) Emrah Buyukakgun
Suleymaniyeli Kurufasulyeci Ali Baba – Suleymaniye
Ben eski usul, annemin yaptigi turden sulu kurufasulye istiyorum diyorsaniz, Istanbul’daki bir numarali adresi Suleymaniyeli Kurufasulyeci Erzincanli Ali Baba’dir. Istanbul Universitesi’nde ogrencilik yapmis olup da burayi bilmeyen sanirim yoktur. Ben cok yeni kesfettim. Nefis bir Sultanahmet gezisi sonrasinda, koftecim Selim Usta’yi es gecip, buraya geldim. Geldigime degmis.
Resimde de gorulecegi uzere kurufasulye ve pilavin yanisira, sulu kofte, cacik (ya da ayran) masanin degismezleri arasinda. Ayrica Kemalpasa Tatlisi da dillere destan. Fiyat oldukca makul.
Lokasyon : Suleymaniye Camii’sinin giris kapisinin acildigi meydanda, universitenin o bildik kapisinin tam arkasinda oluyor. Ali Baba hemen kosedeki ilk dukkan. Yanindaki taklitlerinden sakinin.
Web sitesi : http://www.kurufasulyeci.com/ (turkce/ingilizce)
Orijin : (Pisbogaz kardesim) Emrah Buyukakgun
Comlek Kurufasulye – Camlica
Eski yerini bilmiyorum. Ben ilk gittigimde simdiki yeni gorkemli yerindeydi. Camlica’da, TRT’nin kulesine giderken yokusta (Buyuksehir Belediyesi’nin tesislerine gelmeden). Buradaki kurufasulye de Rize’den tatli kurufasulye turunde. Oldukca lezzetli.
Menu olarak kurufasulye, pilav, tursu ya da yogurt oneriyorum. Ayrica ortaya kofte de guzel bir cesit katiyor.
Bu kurufasulye ussunun bir ozelligi daha var. Yaz aylarinda hareketli daire seklinde platform 360 derece donuyor. Bu platformdaki masalardan birine oturursaniz, muhtesem bir adalar, Atasehir manzarasi esliginde yemeginizi yiyebilirsiniz.
Lokasyon : Turistik Cad. No 28 B.Camlica
Web sitesi : www.comlek.com.tr
Orijin : Bizim ofisteki cocuklardan ogrendim.