Köfteci Thanassis – Atina
Yunanistan’da her gittiğim yerde köfteci arıyorum. Atina’da da aradım buldum. Köfteci Thanassis (Kebap O Thanassis). TV’lerde Atina’da her yapılan gösteride yer alan meclis binası vardır hani önünde Yunanlı iki nöbetçinin ilginç giysi ve yürüyüşüyle nöbet tuttuğu. İşte orayı arkanıza alın ve karşıya doğru yürüyün. Önce bir meydan gelecek. Onu geçince tam karşıda trafiğe kapalı bir sokak devam edecek. O sokaktan aşağı doğru gidebildiğinizce gidin. Monastiraki Meydanı orada. Thanassis de.
Burada da köfte-patates-salata üçlüsü muazzam bir lezzet sunuyor. Off çok özlediğimi hissettim şimdi. Keşke Atina’da olsam da bir porsiyon yiyebilsem…
Orjin : Kendi keşfimiz
Lokasyon : Monastiraki Meydanı
Köfteci Savvikos – Selanik
Yunanistan balık tavernaları kadar halk köftecileriyle de meşhur. Selanik’te Savvikos iki lokasyon ile en favori köftecilerin başında geliyor. Fotoğraflardan Savvikos’un zamanında el arabasında cız-bız köftecilikle başladığını anlıyoruz. Savvikos, Selanik’in kalbi olan Aristo Meydanı’nda da var, oradan denizi arkanızı verip, sol yönde ilerlerseniz, o cadde üzerinde de (şimdi haritadan uğraştırmayın beni, web sitesinden bakarsınız).
Dedeağaç ve Atina’daki köftecilerle kıyasladığımda (hepsi de bu blogdadır); Dedeağaç’taki Kanabidis bir numaradır ama Savvikos da Atina’daki Thanassis ile ikincilik için çekişir.
Diğer köftecilerde olduğu gibi burada da tavuk şiş vb alternatifler de var ama Yunanistan’da tipik köfte masası; köfte – patates – salatadır. İçki olarak uzo ya da Mytos bira alternatifleri değerlendirilir.
Orjin : Kendi keşfimiz.
Lokasyon : Selanik, Aristo Meydanı (denize doğru yürürken sol kolda)
Web : www. Savvikos.gr
Meraklı Köfteci – Tuzla
Bilenler bilir Tuzla sahil şeridi köfteciler ve balıkçılarla ünlüdür. Biz de uzun yıllar piyada okulu tarafından girişteki köftecileri tercih ederdik. Geçtiğimiz günlerde tesadüfen Meraklı Köfteci’yi keşfettim. Meğer ki Tuzla’da açılan ilk köfteciymiş. Diğerleri, anlaşılan o ki, Meraklı Köfteci’nin başarısı üzerine burada lokanta açmaya başlamış.
Her ne kadar ilk olsa da Meraklı Köfteci, ilk günkü halk köfteciliği modelini değiştirmemiş. Aynı küçük lokasyonunda, aynı ucuz fiyatlarla, halka hizmet sunmakta. Bir ya da birbuçuk ile doymayacağınıza iddiaya girebilirim. Öte yandan açık ayranı o kadar meşhur ki masaya oturduğumuzda (akşam geç bir saatti) “Yalnız açık ayranımız kalmadı” dedi garson daha siparişleri almadan. Ayrıca revani tatlısı da meşhur.
Orjin : Kendimiz
Lokasyon : Tuzla semt merkezi (piyada okulu tarafından gelindiğinde, araca kapalı, yayaya açık olan, sahil yolunun bir iç paralelinde, az ileride sağda)
Web : www.MerakliKofteci.com
Hacı Abdullah – 1888′den Beri
Hacı Abdullah Beyoğlu’ndadır ama çoğunlukla ıskalanır. Sebep? Yaa nasılsa o yüzyılı aşkın süredir orada, sonra gideriz! Yok öyle. Bakın; İnci Profitrol belki de kapanıp gidecek. O nedenle zaman zaman geleneksel Türk mutfağının bu müthiş temsilcisine de uğramak, güzel tencere yemeklerinden yemek, özel kompostolarından içmek gerekir.
Hacı Abdullah Taksim’den Beyoğlu girişinde sağ koldaki Ağa Camii’nin olduğu köşeden içeri girer girmez, az ileride sol koldadır. Lokantanın tarihçesi, menüsü ve fiyatlarıyla ilgili bilgiler kendi web sitesinden bulunabilir.
Orjin : Büyüklerimizden miras
Web Sitesi : www.HaciAbdullah.com.tr
Taverna Andreas – Megalo Prinos (Thassos Adası – Yunanistan)
Megalo Prinos’u sanırım ancak Thassos Adası’nın yerlileri ancak bilir. Adayı bilmeyen Yunanlıların bile bildiğini sanmıyorum. Hatta 2010 yılında en son yaptığımız ziyaret sırasında Yunanistan plakalı bir araç yolun bir yerinde durmuş yol arıyordu. Benim işaretimle beni takip ederek buraya ulaştı. Megalo Prinos, Thassos Adası’nın en yüksek noktalarında birisi. Sonradan yaptığım araştırmalarda öğrendiğim kadarıyla burası eski zamanlarda ada halkının denizden gelen korsanlardan saklanmak üzere kullandıkları bir sığınakmış. Şu an bile yolu ancak bilen bilir. Kıyı seviyesinden bakılındığında bir yerleşim olduğunu anlamak da kolay değil.
Köyün meydanında karakterini oluşturan dev bir ağaç ve iki tane taverna var. Biz Andreas fraksiyonunun sempatizanıyız. Neden mi? İlk gittiğimizde bir tek o açıktı da ondan. Hatta orada ikinci bir taverna olduğunu bile fark etmemiştik ilk. Daha sonraki ziyaretlerimizde farklı masa örtüleri olduğunu tespit edince algıladık.
Burası müthiş lezzetli yemeklerinden dolayı değil, ambians ve fiziksel lokasyonundan dolayı tercih edilmeli. Menu standard bir taverna menüsü. Aperatifler, etler, uzo. Ancak bu ambiyansı bulmak olası değil. Sessizlik, dinginlik. Güneşli bir günde öğle yemeği yemek için ideal bir mekan!
Ayrıca meydanın çevresinde gezip görecek eski binalar, kilise vb de var.
Ulaşım: Prinos kasabasına gidilir (sahil seviyesinde). Kasabanın içine giren yoldan Megalo Prinos’a (diğer adı Kazaviti) tırmanılır. Yol iki yönlü ancak asfalttır. Herhangi bir sıkıntı yok. Belli bir noktada ilk önce Mikro Prinos gelir. Oraya girmek yerine soldan devam edilir. Ahşap bir köprüyü geçtikten bir süre sonra sağdan yukarı tırmanan ve kayrak taşlarıyla döşeli küçük bir yol vardır. Oradan çıkılarak meydana ulaşılır. Meydana gelmeden beş – on mt önce sağdan ücretsiz otoparka ulaşılarak araç park edilebilir.
Orjin : Kendi keşfim.
Kanabidis Köftecisi – Dedeağaç (Yunanistan)
Yunanistan’da tüm zamanların ve tüm mekanların en iyi köftecisi. Köfte müptelaları için karadan yapılacak bir Yunanistan gezisinin “olmazsa olmaz”ı.
Salaş bir mekan. Kağıtlar üzerinde servis yapılan yiyecekler. Uzo. Yunan sıcaklığı. Hele bir de güneşliyse hava oooh deme keyfime!
Kanabidis’in olduğu sokak, onun gibi salaş lokantaların olduğu mekan. Sahilde Hotel Erika’yı bulun. Onun yanından içeri giren sokak üzerinde, 50 mt ileride sağ kolda. Kanabidis orada ilk açılan taverna. 1974′te açılmış. Hemen karşısında tek göz bir “kuaför” ve sebil küçük bir çeşme var.
Izgaranın başında, servis yapan gençlerin büyükannesi var. Ama görseniz ancak anneleri dersiniz. Menu olarak köfte (sucuktaki diyorlar ama köfte derseniz de anlıyorlar), tavuk şiş (suvlaki) , sosis var. Ayrıca çocukluğumuzun kızarmış patatesi lezzeti ve beyaz penirli çoban salatası olan greek salad da spesiyalleri. Yanında illa ki uzo ya da bira alınabilir.
Köfteler uzun silindirik. İki ile başlayın ve kendinizi bir tartın. Ben açlık durumuma göre 6 ya da 8′de duruyorum. Hepsini birden söylemeyin ki soğumasın. Fiyatlama adet bazında, porsiyon yok.
Uzolar küçük şişelerde. 3-4 dublelik. Kanabidis’in spesiyali 15 isimli uzo. Efe Rakı ayarında diyebiliriz. Fiyatlar makul.
Adres : Kounto
uritou Sk. Dedeağaç (Deniz fenerinin karşı çarprazındaki Hotel Erika’nın köşesindeki sokaktan içeri)
Orjin : Kendi keşfim.
Beğendik Kayseri Mutfağı
Geçen hafta Beğendik Kayseri Mutfağı’nda öğlen yemeğine davetliydim. Restorant, Libya Caddesi No 34 Ankara adresinde, telefonu (312) 433 90 80. Nejat Bey Beğendik grubunun yiyecek içecek bölüm yöneticisi, Sinem Hanım da kaliteden sorumlu. Hem yemek yedim hem de onları dinledim. Her yemeğin nelerden, nasıl yapıldığını, yöredeki öyküsünü ve daha bir çok ayrıntıyı anlattılar. Örneğin Kayseri’de tavuklu yemek olmadığını ilk kez duydum, bilmezdim. Daha çok şey anlattılar ama sanırım ben ağırlıklı olarak yedim, dinlediklerimden aklımda kalanları buraya yazdım.
Ben diyeyim 10 siz deyin 20 çeşit yemek tattım (tatmak derken birer porsiyon yedim, ama görev icabı ). Daha ilk sürpriz bamya çorbası ile geldi. Bildiğim bamyalardan değil, çiçek bamya. Küçük mü küçük. Lezzetindeki ekşilik nefis. Kayseri’liler, yemek aralarında bu çorbadan içerlermiş daha çok yiyebilmek için. Gülmeyin iyi fikir. Çünkü doymak üzüntü veriyor.
Sonra tandır böreği geldi, sucuk içi (kıyma gibi), ortada çemen, çömlek peyniri, yağlama ve daha bir çok başlangıç vardı. Örneğin su böreği. Nitekim su böreği, su böreği idi. Sadece çemen yemedim, ama yola çıkmayacak olsam yerdim:)
Sonra her yemekten söyledik, toplam altı kişiydik. Utanmadan hepsinden yedim. Yağ mantısı (poğaça gibiydi, harika), Şakir Usta’nın saç kebabı, fırın ağzı, güveçte sote (bu başkasının yemeği idi, ondan da yedim, görev tabi. Patlıcanın tadı yumuşacık etlere de sinmişti). Fırın Ağzı da, etli yaprak sarma da yedim. Diğer editör arkadaşlara söylüyorum. Yedim hepsinden, fotoğraflarla tespit edilmiştir.
Sonra arada çay içtik, çay da lezzetliydi. Yöresel yemekleri anladık da çay niye lezzetli, açıklaması yok bence. Çayın bir önemli fonksiyonu daha vardı, tatlı yiyebilmemi sağladı. Bu arada yemekten tıkanan arkadaşların yemeklerinden de “tattım”. Ta ki tatlı gelene dek. Tahinin önemli bir rolü var tatlılarda. Açıkçası tahini bu kadar geniş kullanımını görmemiştim. Nevzine adındaki tatlı bir lezzet ve kalori küpü. Ancak bir yandan nevzine yemek ve bir yandan tatlandırıcılı çay içmek mümkün. Başlangıçta şaka sanmıştım ama değil. Fotoğrafla tespit ettim hemen durumu.
Tüm yemekler harikaydı. Yeterince lezzetli değilse menüye koymuyorlar zaten.
Ortam, içtenlik çok iyiydi. Teklif eder gibi bir şey söyledim ama ben de inanmıyordum hesabı ödeyebileceğime.
Ama menüyü gördüm. Nejat Bey ödetmese de fiyatlar çok makuldü.
Jazz Cafe – Ordu
Ordu’da caz keyfide Jazz Cafe’de yaşanıyor. Hem de tahmin edebileceğinizden çok daha popüler bir şekilde. Modern bir tasarım, temiz bir mekan, lezzetli yiyecekler ve keyifli bir müzik eşliğinde Ordu merkezde Sırrıpaşa Caddesi’nde hoş bir mola yeri.
Bir yandan caz müziğini Ordulularla buluşturduğu için, öte yanda ise kendilerine özgün bir waffle oluşturabilmek üzere yılmadan çalıştıkları için Jazz Cafe sahiplerini yürekten kutluyorum.
İster karadeniz pidelerinizi yedikten sonra ister Boztepe’den şehri seyredip aşağı indikten sonra olsun, çarşı içinde Jazz Cafe’ye uğramadan, waffle’ini deneyip bir kahvesini içmeden, sıcak ortamda müziğinizi dinlemeden geçmeyin.
Lokasyon : Sırrıpaşa Cad. (Benetton Yanı) Ordu
Not : Facebook’ta Ordu Jazz Cafe diye arayın!…
Bayramoğlu Döner Salonu – Kavacık
Daha önce gerek ezo gelin çorbası gerekse de dönerinin enfesliği nedeniyle Maltepe’lere kadar gidip Ali Usta’da döner yemek zorunda kalıyorduk. Ama geçtiğimiz günlerde burada daha önce de kaynak olarak gösterdiğim sevgili pisboğaz kardeşim Emrah Büyükakgün’ün uyarısıyla aynı lezzetin semtimize Kavacık’a geldiğini öğrendiğimde önce biraz tereddüt ettim. Ancak daha sonra Bayramoğlu’nun lezzetlerini tadınca artık Beykoz’dan kalkıp Maltepe’ye döner yemeğe gitmeye gerek kalmayacağına kanaat getirdim.
Evet Bayramoğlu – “Adres Doğru” Dönercisi gerçekten de Ali Usta lezzetinde ezo gelin ve döner sunmakta. Pisboğaz takipçileri yakından bilecektir Ali Usta’nın ezo gelin çorbası benim için bir numaradır. Bayramoğlu kıdemden kaybetse de aynen Ali Usta kıvam ve tadında olarak sağlam bir ikinciliği hakediyor.
Dönerle birlikte ve ayrıca bağımsız olarak masalara sürekli lavaş servisi yapılıyor. Lavaşlar hem sıcacık hem de incecik. O nedenle rahatça yiyebiliyor insan. Hamurun bu denli az olması sayesinde mide gereksiz yere şişmiyor.
Servis iyi. Garsonlar ellerinden geleni yaparak sizi rahatlatmak üzere çabalıyor. Kendinizi evinizde hissetmemeniz için bir sebep yok.
Lokasyon : Kavacık’tan Çavuşbaşı yönüne giderken BP benzincisini geçtikten sonra az ileride sol kolda. “Acaba burası mı?” diye tereddüt ederken tabelada yazan “Adres Doğru” ifadesi tereddütü ortadan kaldırıyor.
